Kömür Finansmanı Bankacılık Sektöründe Ayrışıyor
Kömür finansmanı 2022-2025 döneminde yıllık 117 milyar dolarda yatay kalırken, Birleşik Krallık bankaları artışla Avrupa’da ilk sırada yer aldı; AB’de geriledi.
Almanya merkezli çevre ve insan hakları kuruluşu Urgewald’ın 744 ticari bankanın faaliyetlerini inceleyen çalışmasına göre, kömür sektörüne yönelik finansman 2022-2025 döneminde küresel ölçekte büyük bir değişim göstermedi. Bankaların kömür değer zincirindeki şirketlere sağladığı yıllık finansman ortalama 117 milyar dolar oldu. İnceleme; madencilik, elektrik üretimi, lojistik, arama ve kömür ticareti alanlarında faaliyet gösteren şirketlere verilen krediler ile tahsis ve yüklenim hizmetlerini kapsadı.
Ancak genel tablonun, ülkeler ve bankacılık sistemleri arasındaki belirgin farklılıkları gizlediği belirtildi. Çin bankaları küresel kömür finansmanının yüzde 62’sini üstlenirken, dört yıl içinde sağladıkları finansmanı yüzde 8 artırarak 289 milyar dolara çıkardı. ABD bankalarının finansmanı yüzde 23 artışla 67 milyar dolara ulaşırken, Endonezya’da bu artış yüzde 64 oldu ve finansman 1,4 milyar dolardan 2,3 milyar dolara yükseldi.
Birleşik Krallık bankaları Avrupa’da ilk sırada
Glasgow’daki COP26’da kömür kullanımını aşamalı olarak azaltma taahhüdünün verildiği 2021’den bu yana Birleşik Krallık merkezli bankalar kömür sektörüne 8,3 milyar dolar aktardı. Bu tutar, Alman bankalarının 4,9 milyar dolarlık ve Fransız bankalarının 3,4 milyar dolarlık finansmanının üzerinde kaldı.
Birleşik Krallık’taki toplam artışta Barclays ve HSBC’nin payı öne çıktı. Barclays’ın kömür finansmanı 2022’deki yaklaşık 1,2 milyar dolardan 2025’te 1,6 milyar dolara yükselirken, HSBC’nin finansmanı 200 milyon dolardan 414 milyon dolara çıktı. Böylece Barclays’ta yüzde 34, HSBC’de ise iki katı aşan artış kaydedildi.
Urgewald Direktörü Heffa Schücking, iki bankanın kamuoyuna açıkladığı iklim ve net sıfır hedeflerine rağmen finansmanlarını artırmasının açıklanması gerektiğini söyledi. HSBC, Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde termik kömür santralleri ile termik kömür madenciliğine yönelik finansmanı 2030’a, diğer piyasalarda ise 2040’a kadar aşamalı olarak sonlandırma taahhüdünü yineledi. Barclays ise finansman sağlanan şirketlerin çoğunun çeşitlendirilmiş enerji veya madencilik şirketleri olduğunu, gelirlerinin yüzde 30’undan fazlasını termik kömür madenciliği ya da elektrik üretiminden elde eden şirketleri finanse etmediğini bildirdi.
Birleşik Krallık’taki bazı bankalar kömür finansmanını azaltmış olsa da ülke bankalarının kömür değer zincirine sağladığı toplam finansman aynı dönemde yüzde 17 arttı. Buna karşılık Avrupa Birliği bankalarında yüzde 46’lık düşüş görüldü. Tayvan, Malezya ve Tayland’daki bankalar da kömür finansmanlarını önemli ölçüde geriletti.
Schücking, kömüre yönelik açık ve net politikaların sektöre para akışını azaltabildiğini belirterek, bu düşüşün olumlu olduğunu ifade etti. Ancak Çin, ABD ve Endonezya’daki artışların küresel ölçekteki ilerlemeyi sınırladığı uyarısında bulundu. Schücking, yeni kömür projelerini dışlayan ve finansmanı vakit kaybetmeden azaltan politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.









