Emtia piyasaları: Metaller düştü, enerji fiyatları yükseldi

Emtia piyasaları haftayı farklı yönlerde tamamladı. Güçlü dolar ve yüksek tahvil faizleri metalleri düşürürken, enerji fiyatları arz riskleriyle arttı.

Emtia piyasaları, haftayı ürün gruplarına göre farklı yönlerde tamamladı. Güçlenen dolar ve yükselen ABD tahvil faizleri metallere satış getirirken, Orta Doğu kaynaklı arz riskleri enerji fiyatlarını yukarı taşıdı. Tarım emtialarında ise stok, üretim ve hasat verilerinin etkisiyle karışık bir görünüm izlendi.

Enflasyonun hedeflerin üzerinde kalması ve yüksek petrol fiyatları, başta ABD Merkez Bankası olmak üzere önde gelen merkez bankalarının sıkı para politikasını sürdürebileceği beklentisini güçlendirdi. Küresel tahvil piyasalarındaki satışlarla ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34’e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,69’a çıkarak 2002’den bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Faizler daha sonra sırasıyla yüzde 5,28 ve yüzde 5,61 seviyelerinde dengelendi.

Faizlerdeki yükselişin desteğiyle dolar endeksi haftayı yüzde 1 artışla 101,9 seviyesinden tamamladı. Bununla birlikte ABD’de açıklanan enflasyon ve istihdam verileri, Fed’in yakın zamanda faiz artıracağı yönündeki beklentiyi zayıflattı. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ağustosta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 3 arttı. Tarım dışı istihdam ise eylülde 29 bin kişi yükselerek beklentilerin altında kaldı; işsizlik oranı yüzde 4,2’ye çıktı. Bu verilerin ardından ekimde faiz artırımı ihtimali yüzde 23’e geriledi.

Metallerde dolar ve faiz baskısı

Değerli metallerde, faiz getirisi sunmayan varlıkların cazibesini azaltan yüksek tahvil getirileri ve dolardaki değerlenme etkili oldu. Altının ons fiyatı hafta başındaki satışlarla 4 bin 111 dolara kadar inerek 5 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Beklentilerin altında kalan çekirdek enflasyon ile zayıf istihdam verisi altına kısa süreli destek verse de haftanın sonundaki satışlar kayıpların telafi edilmesini engelledi.

Analistler, Fed’in enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu korumasının altın yatırımcılarını temkinli davranmaya yönelttiğini belirtti. Gümüşte de yüksek tahvil faizleri yatırım talebini baskılarken, güneş panellerinde kullanılan gümüş miktarının azalması ve yeni kurulumların yavaşlaması sanayi talebine ilişkin beklentileri zayıflattı. Haftalık bazda paladyum yüzde 8, gümüş yüzde 6,1, platin yüzde 4,6 ve altın yüzde 3,4 geriledi. Altının onsu haftayı 4 bin 141 dolardan kapattı.

Baz metallerde güçlü dolar, yüksek enerji maliyetleri ve küresel talebe ilişkin kaygılar öne çıktı. Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksinin 50,1’e yükselerek yeniden büyüme bölgesine geçmesi ve Çin Merkez Bankasının politika bankalarına sağlanan bir yıl vadeli fonlamanın faizini 25 baz puan indirmesi düşüşü sınırlayan gelişmeler oldu. Şili’nin ağustos ayı bakır üretiminin yıllık yüzde 12,8 azalması ve Escondida madeninde grev ihtimali ise arz endişelerini artırdı.

Haftayı tezgah üstü piyasada alüminyum yüzde 5,4, nikel ve çinko yüzde 5,1, kurşun yüzde 4,7, bakır yüzde 2,9 kayıpla tamamladı.

Enerji fiyatları arz riskleriyle yükseldi

Petrolde ABD ile İran arasındaki diplomatik sürece yönelik belirsizlik ve Orta Doğu’dan kaynaklanan arz riskleri fiyatları destekledi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, bölgedeki ham petrol ihracatı önemli ölçüde toparlansa da rafine ürün sevkiyatlarının sınırlı kaldığını belirtti. Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırıların özellikle dizel piyasasındaki arz sıkışıklığını artırdığı ifade edildi.

G7 liderlerinin, Uluslararası Enerji Ajansı koordinasyonunda petrol ve petrol ürünleri rezervlerinden dört ay içinde toplam 100 milyon varil serbest bırakma kararı fiyatlardaki yükselişi sınırladı. Doğal gaz piyasasında ise LNG sevkiyatları ve stok verileri izlendi. ABD’nin eylül ayı LNG ihracatı 10,9 milyon tona çıkarken, sevkiyatların yüzde 54’ü Avrupa’ya yapıldı. 25 Eylül’de sona eren haftada doğal gaz stokları 64 milyar fit küp artarak 3 trilyon 415 milyar fit küpe ulaştı.

Bu gelişmelerin ardından aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 3,5, aralık vadeli doğal gazın İngiliz termal birimi fiyatı yüzde 1,2 yükseldi.

Tarım emtialarında karışık görünüm

Tarım emtialarında ABD Tarım Bakanlığının stok ve üretim verileriyle hasat süreci belirleyici oldu. ABD’nin 1 Eylül itibarıyla mısır stokları yıllık yüzde 35 artarak 2 milyar 100 milyon kileye yükseldi. Beklentileri aşan stoklar ve hasadın ilerlemesi mısır fiyatlarını baskıladı. Soya fasulyesinde güçlü ihracat satışları destek sağlasa da yeni mahsulün piyasaya girmesi arz baskısını artırdı.

Buğdayda ABD üretim tahmininin beklentilerin üzerinde açıklanması satışları hızlandırırken, pirinçte hasadın ilerlemesi ve ABD ürününe talebin zayıf kalması fiyatları aşağı çekti. Chicago Ticaret Borsası’nda haftalık kayıplar mısırda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 3,2, buğdayda yüzde 2,9 ve pirinçte yüzde 1,4 oldu.

Kahve fiyatları, Brezilya’da çiçeklenme döneminde yağışların yetersiz kalabileceği beklentisi ve doların gerilemesiyle yükseldi. Kakaoda mevcut sezon arz fazlası düşüş baskısı yaratırken, Fildişi Sahili’ndeki kuru havanın yeni sezon üretimini olumsuz etkileyebileceği endişesi kayıpları sınırladı. Haftayı şekerde yüzde 7,6, kahvede yüzde 4,4 artışla tamamlayan fiyatlar, pamukta yüzde 4,8, kakaoda ise yüzde 0,2 geriledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu