Aile şirketlerinde kalıcılığın anahtarı: önleyici hukuk
TAİDER ve İKÇÜ kongresinde, aile şirketlerinin nesiller boyu yaşaması için önleyici hukuk, sağlam hukuki yapı ve kurumsal yönetimin önemi ele alındı.
TAİDER Türkiye Aile İşletmeleri Derneği ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Tüm Hukuki Boyutlarıyla Aile Şirketleri” kongresi, akademi ve iş dünyasını İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde buluşturdu. Toplantıda, Türkiye ekonomisinde önemli yer tutan aile şirketlerinin kurumsallaşması ve gelecek kuşaklara aktarılması hukuki açıdan değerlendirildi.
TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, Türkiye’deki işletmelerin yaklaşık yüzde 95’inin aile şirketi olduğunu belirterek, bu şirketlerin yalnızca yaklaşık üçte birinin ikinci kuşağa, çok azının ise üçüncü kuşağa ulaşabildiğini söyledi. Dördüncü kuşağa geçebilen şirketlerin oranının yüzde 3-4 seviyesinde kaldığını aktaran Perçin, güçlü bir hukuki yapı ve kurumsal yönetim anlayışı oluşturulmadan sürdürülebilirliğin sağlanamayacağını vurguladı.
Ortaklar arasındaki duygusal bağların zaman zaman kurumsal ve adil yönetimin önüne geçebildiğine dikkat çeken Perçin, hakların ve liyakatin korunmasında hukukun üstünlüğünün belirleyici olduğunu ifade etti. Kongrenin amacının, aile şirketlerinin ömrünü uzatacak önleyici hukuk yaklaşımlarını ve iyi uygulama örneklerini ortak akılla geliştirmek olduğunu kaydetti.
İKÇÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır ise kongrenin üniversite ile iş dünyası arasında önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu belirtti. Akademik bilgiyle saha deneyiminin bir araya gelmesinin sorunların doğru tespit edilmesine ve daha isabetli çözümler üretilmesine katkı sunduğunu dile getiren Batır, aile şirketlerinin uzun ömürlü olmasının yalnızca ekonomik performansa bağlı olmadığını söyledi.
Şirket yapısının doğru kurulması, ortaklık ilişkilerinin sağlıklı biçimde düzenlenmesi ve muhtemel uyuşmazlıkların önceden öngörülmesinin sürdürülebilirlik açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Batır, şirketler hukuku başta olmak üzere borçlar, vergi, medeni ve icra-iflas hukukunun şirketlerin geleceğinde kritik rol oynadığını ifade etti.




