ABD Senatosu enerji izin tasarısı şebekeyi büyütecek
ABD Senatosu enerji izin tasarısı, iletim hatlarının yapımını hızlandırarak 2035’e kadar elektrik maliyetlerinde milyarlarca dolarlık tasarruf sağlayabilir.
ABD Senatosu enerji izin tasarısı, ülke genelinde yüksek gerilim hatlarının kurulmasını hızlandırarak önümüzdeki 10 yılda elektrik maliyetlerini düşürme ve enerji sisteminin güvenilirliğini artırma potansiyeli taşıyor. Ancak bu etkilerin ortaya çıkması için tasarının Kongre’den geçerek yasalaşması gerekiyor.
Düzenleme, daha verimsiz yerel iletim planlamaları üzerindeki eyalet ve federal denetimi güçlendirecek. Ayrıca şebeke işletmecileriyle elektrik şirketlerinin koordinasyonunu zorunlu hale getirerek yeni santrallerin, güneş ve rüzgar tesislerinin, batarya sistemlerinin ve diğer enerji kaynaklarının artan elektrik talebini karşılamak üzere sisteme dahil edilmesini kolaylaştıracak.
Grid Strategies danışmanlık şirketinin başkanı Rob Gramlich, ulusal iletim şebekesinin genişletilmesi ve darboğazların giderilmesi için tasarıda öngörülen politika değişikliklerinin etkili olabileceğini belirtti. Gramlich, iletim altyapısı büyüdükçe ve düşük maliyetli üretime erişim arttıkça tüketicilerin elektrik faturalarının zaman içinde azalmasının muhtemel olduğunu söyledi.
Center for Climate and Energy Solutions tarafından yaptırılan analiz de bu beklentiyi destekliyor. Kâr amacı gütmeyen araştırma kuruluşunun çalışması, ülkenin yarısından fazlasına elektrik sağlayan Orta Atlantik kıyısından Kaliforniya sınırına kadar uzanan dört büyük şebeke bölgesinde tasarının olası sonuçlarını inceledi.
Analize göre tasarıdaki reformlar, 2035 yılına kadar mevcut uygulamaların sürdüğü senaryoya kıyasla elektrik iletim maliyetlerini yaklaşık 7 milyar dolar azaltabilir. Yeni iletim yatırımları için öngörülen 1,9 milyar dolarlık harcama düşüldüğünde dahi net tasarruf sağlanabileceği, konut abonelerinin elektrik faturalarında ise yaklaşık 1,1 milyar dolarlık azalma yaşanabileceği hesaplandı.
Center for Climate and Energy Solutions Başkanı Nathaniel Keohane, ABD’nin daha fazla enerji altyapısı kurması ve bunu daha hızlı gerçekleştirmesi gerektiğini, söz konusu reformların bu süreci destekleyeceğini ifade etti.
Keohane, tasarıdaki iletim düzenlemelerinin önemli bölümünün daha önce 2024 tarihli bir yasa teklifinde gündeme geldiğini belirtti. Tasarının diğer maddeleri ise şebekeye bağlantı ve iletim planlaması konusunda daha önce zorunlu kılınan reformları güçlendirecek.
Yeni düzenlemeler, enerji üretim tesislerinin şebekeye bağlanma sürecini daha öngörülebilir ve kolay hale getirmeyi amaçlıyor. Ülke genelindeki iletim darboğazları nedeniyle yüzlerce gigavatlık güneş, rüzgar ve batarya projesi halen şebekeye bağlanmayı bekliyor.
Çalışmayı Center for Climate and Energy Solutions için yürüten Greenline Insights’ın analiz direktörü Ashna Aggarwal, kullanılan modellemelerin reformların yaklaşık 100 gigavat ek rüzgar, güneş ve batarya depolama kapasitesinin devreye alınmasını sağlayabileceğine işaret ettiğini söyledi. Modellemeye göre bölgeler arası iletim kapasitesi de yaklaşık 40 gigavat artabilir. Bu kapasite, aşırı hava olayları yaşayan uzak bölgelere elektrik taşınmasına imkan verecek.









